Alkaş'tan 3 Mayıs Milliyetçiler Günü Mesajı
Milliyetçi Hareket Partisi Sakarya İl Başkanı Oğuz Alkaş, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü'nün 82. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Alkaş, 1944 yılında yaşanan olayların Türk siyasi tarihindeki önemine dikkat çekerek, dönemin milliyetçi isimlerini rahmet ve minnetle andı.
Açıklamasında, 3 Mayıs 1944 Olayları’nın Türk milliyetçiliği açısından bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Alkaş, bu tarihin “Türk milliyetçilerinin şeref nişanesi” olduğunu ifade etti.
Alkaş, mesajında Alparslan Türkeş ve Hüseyin Nihal Atsız başta olmak üzere dönemin milliyetçi isimlerinin maruz kaldığı zorluklara değinerek, “tabutluklarda susturulmak istenen sesin, aslında milletin uyanışına vesile olduğunu” belirtti.
3 Mayıs’ın, “teslimiyete karşı direnişin ve öz değerlere dönüşün simgesi” olduğunu kaydeden Alkaş, o dönemde yakılan meşalenin bugün de canlılığını koruduğunu ifade etti.
Açıklamasında birlik ve vefa vurgusu yapan Alkaş, şu ifadelere yer verdi:
“Bizler, o çileli süreçlerden geçerek bu davayı bizlere miras bırakan ecdadımızın izindeyiz. Onların kararlı duruşu yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir.”
Alkaş, mesajının sonunda başta Alparslan Türkeş olmak üzere tüm dava arkadaşlarını ve vatan uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmetle andığını belirterek, “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
“Bugün, Türk milliyetçiliği davasının çelikleşmiş bir iradeyle tarih sahnesine damga vurduğu 3 Mayıs 1944’ün yıl dönümündeyiz. 82 yıl önce bugün; vatan sevgisini suç sayanlara, Türk milletinin varlığını yabancı ideolojilerin potasında eritmek isteyenlere karşı tarihin gördüğü en onurlu duruşlardan biri sergilenmiştir.
Başbuğumuz Alparslan Türkeş, Hüseyin Nihal Atsız ve 23 inanmış Türk milliyetçisinin tabutluklarda dindirilmek istenen sesi, aslında bir milletin uyanış çığlığı olmuştur. Onlar, en ağır işkencelere ve sürgünlere göğüs gererek; milliyetçiliğin bir 'suç' değil, bu vatanın asli harcı olduğunu tüm dünyaya ilan etmişlerdir.
3 Mayıs; teslimiyete karşı direnişin, yabancılaşmaya karşı öz değerlere dönüşün adıdır. O gün tabutluklarda yakılan o ateş, bugün Sakarya’dan tüm Türkiye’ye dalga dalga yayılan sönmez bir meşaledir.
Bizler bugün, o çileli yollardan geçerek bizlere bu kutlu davayı miras bırakan ecdadımızın izindeyiz. Onların dik duruşu, bugün bizim rehberimiz; aziz hatıraları ise en büyük emanetimizdir.
Bu anlamlı gün vesilesiyle; başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyefendi ve yol arkadaşları olmak üzere, bu toprakları vatan yapan tüm şühedayı ve bekamız için can veren kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum.
“Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”