“Bizler, o çileli süreçlerden geçerek bu davayı bizlere miras bırakan ecdadımızın izindeyiz. Onların kararlı duruşu yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir.”Alkaş, mesajının sonunda başta Alparslan Türkeş olmak üzere tüm dava arkadaşlarını ve vatan uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmetle andığını belirterek, “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

“Bugün, Türk milliyetçiliği davasının çelikleşmiş bir iradeyle tarih sahnesine damga vurduğu 3 Mayıs 1944’ün yıl dönümündeyiz. 82 yıl önce bugün; vatan sevgisini suç sayanlara, Türk milletinin varlığını yabancı ideolojilerin potasında eritmek isteyenlere karşı tarihin gördüğü en onurlu duruşlardan biri sergilenmiştir.
Başbuğumuz Alparslan Türkeş, Hüseyin Nihal Atsız ve 23 inanmış Türk milliyetçisinin tabutluklarda dindirilmek istenen sesi, aslında bir milletin uyanış çığlığı olmuştur. Onlar, en ağır işkencelere ve sürgünlere göğüs gererek; milliyetçiliğin bir 'suç' değil, bu vatanın asli harcı olduğunu tüm dünyaya ilan etmişlerdir.3 Mayıs; teslimiyete karşı direnişin, yabancılaşmaya karşı öz değerlere dönüşün adıdır. O gün tabutluklarda yakılan o ateş, bugün Sakarya’dan tüm Türkiye’ye dalga dalga yayılan sönmez bir meşaledir.
Bizler bugün, o çileli yollardan geçerek bizlere bu kutlu davayı miras bırakan ecdadımızın izindeyiz. Onların dik duruşu, bugün bizim rehberimiz; aziz hatıraları ise en büyük emanetimizdir.
Bu anlamlı gün vesilesiyle; başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyefendi ve yol arkadaşları olmak üzere, bu toprakları vatan yapan tüm şühedayı ve bekamız için can veren kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum.
“Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”










