Özkan, grevin ikinci aşaması kapsamında İstanbul Üsküdar’da bulunan ve ASSU’nun sahibi Yaşabey Kalebaşı’nın başkanlığını yürüttüğü SUDER Derneği önünde basın açıklaması yapılacağını duyurdu.
“Sorun yalnızca işyeri meselesi değil”
Sendika tarafından yapılan açıklamada, ASSU işyerinde yaşananların sadece bir işyeri sorunu olmadığı, anayasal hakların ihlali anlamına geldiği vurgulandı.
Haziran 2023’te başlayan örgütlenme sürecinin Bakanlık tarafından tescillendiği ve sendikanın çoğunluğu sağladığının resmen belirlendiği ifade edildi. Buna rağmen işverenin süreci yargıya taşıdığı ve sendikal faaliyet yürüten işçileri işten çıkardığı öne sürüldü.

“Mahkeme kararı var, işveren masaya oturmuyor”
Sendika, mahkemelerden çıkan kararlara rağmen işverenin görüşme çağrılarına yanıt vermediğini belirtti. Yapılan açıklamada, arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığına dikkat çekilerek, işverenin uzlaşma yerine dayatma politikası izlediği savunuldu.
Grev 3 Nisan’da başladı
Sendika, 25 Mart 2026 tarihinde alınan karar doğrultusunda 3 Nisan 2026 itibarıyla grevin resmen başlatıldığını açıkladı.
Grevin şu talepler karşılanana kadar süreceği belirtildi:
- İşten çıkarılan işçilerin geri alınması
- Sendikal hakların eksiksiz tanınması
- Toplu iş sözleşmesinin imzalanması

Boykot ve kamuoyu çağrısı
Açıklamada, sürecin yalnızca fabrika ile sınırlı kalmayacağı da ifade edildi. Sendika, ASSU ürünlerinin yer aldığı satış noktalarında kamuoyu oluşturma çalışmalarının sürdürüleceğini duyurdu.

Bu kapsamda özellikle şu büyük satış ve dağıtım kanallarına dikkat çekildi:
- Türk Hava Yolları
- BİM
- A101
- Şok
- Migros
“Sendikal haklar pazarlık konusu değildir”
Öz Gıda-İş Sendikası, açıklamasını net bir mesajla tamamladı:
Sendikal hakların tartışmaya açık olmadığı, bu hakların ya tanınacağı ya da mücadeleyle alınacağı vurgulandı. Sendika, geçmişte olduğu gibi bu süreçte de geri adım atmayacaklarını ve toplu iş sözleşmesi imzalanana kadar mücadeleye devam edeceklerini açıkladı.









