Yaptığı yazılı açıklamada Gökdemir, “Gazze’ye insani yardım götürmek üzere yola çıkan Madleen gemisine uluslararası sularda yapılan hukuksuz müdahaleyi ve gemide bulunan insan hakları aktivistlerinin Siyonist İsrail güçlerince alıkonulmasını şiddetle kınıyoruz” dedi.
“Uluslararası hukuk ayaklar altına alındı”
Gökdemir, yaşanan saldırının uluslararası hukuk kurallarına açık bir ihlal olduğunu vurgulayarak, saldırıyı 2010 yılında Mavi Marmara gemisine yapılan saldırıya benzetti. “Bu saldırı, katil İsrail’in insan haklarına, uluslararası hukuka ve en temel insani değerlere karşı pervasız ve saldırgan tutumunun yeni bir tezahürüdür” ifadelerini kullandı.
“Saldırı insanlığın vicdanına yapılmıştır”
Gökdemir açıklamasında, Madleen gemisine yönelik saldırının sadece gemidekileri değil, insanlığın ortak vicdanını hedef aldığını belirtti. “Bu insanlık dışı saldırı, katil İsrail’in Filistin halkına karşı yıllardır yürüttüğü sistematik zulüm ve etnik temizlik politikasının bir devamıdır” diyen Gökdemir, Gazze’de yaşanan insani felaketi de hatırlattı: “Bebeklerin açlıktan öldüğü, hastanelerin bombalandığı, insanların temel yaşama hakkının elinden alındığı bir coğrafyada, yardım taşıyan bir gemiye bile tahammül gösterilmiyor.”
“İnsan hakları savunucuları serbest bırakılmalı”
HAK-İŞ olarak taleplerini de sıralayan Gökdemir, şunları kaydetti:
“Madleen gemisinde bulunan 12 insan hakları savunucusunun bir an önce serbest bırakılmasını, gemideki insani yardım malzemelerinin Gazze halkına ulaştırılmasını ve uluslararası toplumun bu vahşete artık ‘dur’ demesini istiyoruz.”
“Filistin’in yanındayız”
Açıklamasının sonunda Gökdemir, HAK-İŞ Konfederasyonu olarak Filistin halkının yanında olduklarını vurguladı:
“Başkenti Kudüs olan özgür ve bağımsız Filistin devleti kurulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”











