CHP'li meclis üyeleri, 14 ayda oluştuğunu iddia ettikleri 270 milyon TL'lik borç üzerinden kamuoyuna şaibe pompalamaya çalışıyor. Oysa Serdivan Belediye Başkanı Osman Çelik, göreve geldiği günden bu yana tüm projeleri ve borçlanmaları meclis gündeminde şeffaf bir şekilde ortaya koydu. CHP'nin bugün "birdenbire keşfetmiş" gibi gündeme taşıdığı bu konular, aylardır meclis toplantılarında görüşülmüş, tartışılmış ve onaylanmış olmasına rağmen, sanki hiç konuşulmamış gibi şaibe oluşturulması açıkça bir manipülasyon, gerçekleri çarpıtma ve hedef saptırmadır.
CHP, kendi yönettiği belediyelerde ayyuka çıkan yolsuzluk dosyalarına dair tek kelime etmezken, Serdivan Belediyesi'nde tamamen meşru ve kamu yararına yapılan yatırımları itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Serdivan Belediyesi, meclis gündemine hizmet odaklı projeleri taşırken, Serdivanlıların yaşam kalitesini artıracak yatırımlar için kaynak üretirken, CHP'li belediyelerde ise rüşvet paralarının baklava kutularında taşındığı, ihalelerin usülsüz yürütüldüğü ve makam odalarının adeta karanlık pazarlık alanlarına dönüştüğü skandallar, her geçen gün medyaya yansıyor.
CHP'li meclis üyelerinin, "Bizi ilgilendiren Serdivan'dır, Sapanca değil" yönündeki açıklaması ise tam anlamıyla siyasi bir iki yüzlülüktür. CHP'li Sapanca Belediyesi söz konusu olduğunda her şey mübah görülürken, konu AK Partili Serdivan Belediyesi'ne gelince karalama kampanyası hemen devreye giriyor. Kendi belediyelerinde rüşvet paralarının baklava kutularında taşındığına dair kamuoyuna yansıyan görüntüleri görmezden gelmeleri, CHP'nin çifte standardını ve tutarsız siyaset anlayışını açıkça gözler önüne seriyor. Bu tutum, artık milletin ezberlediği klasik CHP yaklaşımıdır: Kendilerine gelince sessizlik, başkasına gelince yaygara ve algı operasyonu.
CHP'liler ne yazık ki sabah başka, akşam başka konuşmaya çok alışkındır. Dün örnek gösterdikleri belediyeleri, bugün yok saymakta hiç tereddüt etmezler. Bu da CHP zihniyetinin istikrarsız ve samimiyetsiz yaklaşımının tipik bir yansımasıdır.
Ancak unutmasınlar ki...Bu halk her şeyi görüyor ve not ediyor.
Serdivan'ın sorunlarını değil, Serdivan Belediyesi'ni hedef alan CHP'nin amacı açıktır: "Hizmetin önünü kesmek!" Çünkü CHP'nin anlayışında muhalefet etmek; proje önermek, çözüm geliştirmek değil, yapılanı engellemek, baltalamak ve itibarsızlaştırmakla sınırlıdır. Bugüne kadar Serdivan halkı bu algı oyunlarına itibar etmemiştir, etmeyecektir de.
CHP'ye önerim şudur:
Siyasi mücadeleyi karalama, çarpıtma ve algı operasyonlarıyla değil; projelerle, somut önerilerle, halkın gerçek sorunlarına çözüm üreterek verin. Kuru gürültüyle, iftirayla, suni gündemlerle siyaset yapılmaz. Bu millet artık kimin iş yaptığını, kimin sadece laf ürettiğini çok iyi biliyor. Eğer bu zihniyeti değiştirmezseniz, halk size ne yerelde ne genelde asla iktidar yüzü göstermeyecek. Çünkü bu millet, lafla değil, icraatla konuşanların yanında durmaya devam edecek.
Bu arada aklıma gelmişken…
Geçtiğimiz aylarda, CHP’li Sapanca Belediyesi’nde yaşanan mali kriz nedeniyle hem personel maaşlarının hem de emekli olan personelin tazminatlarının ödenemediğine hep birlikte tanık olduk. Üstelik bu tablo, bizzat Belediye Başkanı Nihat Arda Şahin tarafından da açıkça kabul edildi.
Oysa Sapanca, 31 Mart yerel seçimlerine kadar mali disipliniyle, düzenli ödemeleriyle ve hizmet odaklı yatırımlarıyla öne çıkan bir ilçeydi. Ancak CHP yönetiminin göreve gelmesinden kısa bir süre sonra, Sapanca Belediyesi ekonomik darboğaza sürüklendi.
Şimdi haklı olarak sormak gerekiyor:
Ortada kayda değer bir yatırım yokken Sapanca Belediyesi bu mali krize nasıl düştü?
Gelelim cami devri konusuna…
Serdivan Belediye Meclisi’nde gündeme gelen cami ve okul devirleriyle ilgili tartışma da, ne yazık ki CHP’nin algı oyunlarına sahne oldu. Başkan Osman Çelik’in mecliste yaptığı açıklama, bu meselenin bir “satış” değil, tamamen yasal zemine oturan bir kamu yönetimi stratejisi olduğunu açıkça ortaya koydu.
Başkan Çelik, kamuya ait bazı cami ve okulların 6183 sayılı yasa kapsamında Hazine’ye devredildiğini net şekilde ifade etti. Bu devir işlemleri, belediyenin nakit yükünü azaltıp yeni yatırımlar için kaynak yaratmak amacıyla yapılıyor. Üstelik bu yapılar işlevlerini aynen sürdürüyor. Ne cami camilikten çıkıyor, ne de okul okul olmaktan...
Muhalefetin "satıldı" algısı yaratmaya çalıştığı bu uygulama, aslında İstanbul, İzmir, Balıkesir ve Sapanca gibi CHP’li belediyelerde de aynı şekilde uygulanmış. Yani yöntem ortak, meseleye bakış farklı. CHP kendi yaptığını sessizce geçiştirirken, başkasını aynı şey için linç etmeye çalışıyor.
Sonuç olarak, bu bir satış değil; yerinde, yasal ve akılcı bir mali düzenleme. Serdivan’ın kaynaklarının daha çok hizmet üretmesi için atılmış bir adım. Tabi CHP'li yöneticiler bu konuyu da Serdivan'ın çıkarlarını görmezden gelerek, sadece kendi siyasi çıkarları uğruna çarptırdı.
Başkan Osman Çelik’in yapmaya çalıştığı da tam olarak budur.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.








