CHP Sakarya Milletvekili Sayın Ayça Taşkent’in, Sakarya Şehir Hastanesi hakkında, “2023’te bitmesi gereken ve milyarlar akıtılan hastane için şimdi de 2026’yı işaret ediyorlar. Sözler uçuyor, milyarlar gidiyor, yurttaş bekliyor,” şeklindeki açıklamalarını okuduğumda açıkçası şaşırdım.
Neden mi derseniz ?
Çünkü mesele, siyasi çekişmelerin ötesinde, Sakarya’nın geleceği ve sağlık hizmetlerinin kalitesidir.
Bugün Sakarya’da yükselen büyük bir eser var; Şehir Hastanesi. Sağlık Bakanı, inşaatın yüzde 80'inin tamamlandığını açıkladı. 1000 yatak kapasiteli, en modern cihazlarla donatılacak bu dev yatırım, sadece Sakarya’nın değil, bölgenin de sağlık üssü olacak. Sakarya gibi deprem kuşağında yer alan bir şehirde, bu hastane olası bir felakette hayat kurtarıcı olacaktır.
Elbette böylesine önemli bir sağlık kompleksinin yapımı, özellikle deprem bölgesinde ayrı bir hassasiyet ve özen gerektirir. Bu nedenle yapım süreci zaman alabilir. Şehir Hastanesi inşaatı bu titizlikle sürerken, CHP Milletvekili Ayça Taşkent’in, hepimizin ortak sevinç duyması gereken bu yatırımı küçümsemesi, değersizleştirmesi ve sanki şaibeli bir durum varmış gibi söylemlerde bulunması, bu süreçte emeği geçenlere haksızlık olur.
CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent’ten beklenen, Sakaryalılar adına bu yatırıma destek vermesi ve takdir etmesidir. Kendisinden de beklenen budur.
Sayın Taşkent'in, geçmişte sağlık alanındaki zorlu koşulları bilmesine rağmen bu şekilde ifadelerde bulunması, bana göre siyasi bir tutum olup, kamuoyunu yanlış yönlendirme ve etkileme çabasıdır. Gençlerimiz bilmeyebilir, ancak benim yaşlarımda olanlar bunu iyi hatırlar. Sayın Taşkent’in de hatırlaması gerekir. Eskiden hastane kapılarında büyük çileler yaşanırdı. Vatandaşlarımız uzun kuyruklarda bekler, eczaneler ilaç vermekte zorlanır, insanlar aylarca, hatta yıllarca ameliyat sırası beklerdi. Ne yazık ki, gece yarıları randevu alabilmek için hastane önlerinde sabahlayan ve bu süreçte hayatını kaybeden vatandaşlarımız oldu.
Tabii ki eksikler var, bu kaçınılmazdır. Ama şunu kimse inkar edemez. Bugün sağlık hizmetlerine ulaşmak, 20 yıl öncesine göre çok daha kolay, hızlı ve kaliteli. Sağlık sistemi, vatandaşın en temel hakkı olarak güçleniyor. AK Parti hükümetinin sağlık yatırımları sayesinde Türkiye, o zor günlerden bugünkü seviyeye ulaşmıştır.
Elbette eleştiri, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Ancak 1000 yataklı Sakarya Şehir Hastanesi gibi dev bir yatırımı değersizleştirme çabası, faydalı bir eleştiri olmaktan ziyade siyasi bir refleks gibi görünmektedir. Oysa yapılması gereken; bu enerjiyi, Sakarya’nın sağlık, eğitim ya da çevre konularındaki ihtiyaçlarına yönelik yapıcı önerilere yönlendirmektir.
Sakarya Şehir Hastanesi tamamlandığında, sadaece Sakarya'da ikamet eden vatandaşlarımızın değil bölgede yaşayan vatandaşlarımızn hayatına dokunacak. Hangi siyasi görüşten olursak olalım, bu eseri sahiplenmek, Sakarya’ya karşı ortak sorumluluğumuzdur.
Benim temennim; Sayın Taşkent’in de bu yatırımı küçümsemek ve değersizleştirmek yerine, şehrin menfaatine katkı sağlayacak yapıcı önerilerle gündeme gelmesidir.
Çünkü Sakaryamızın ihtiyacı polemik değil, hizmettir.











